|
"Tarlabaşı' ndaki Yabancılar", Nazan Özcan, Radikal
2, 28 Ocak 2001
(...)
Yalnızca yaşadıklarını anlatacak "arkadaş" arayan ya
da kendini yabancı hisseden birinin yağmur altındaki monologu bu. Başka
bir deyişle de, ormanların ne içinde ne de dışında "hemen" önünde,
sınırda duran bir kişinin, bütün bir gece boyunca kendi gibi ötekini bulma
arzusu ve bunu buldugu zaman onun sıcak elini tutup ona iki sıcak laf
edebilme, yaşadığı her şeyi onunla paylaşabilme isteği. 41 yaşında AIDS'
ten ölen Fransız yazar Bernard Marie Koltes' in yazdığı monolog tam 23
sayfa. Üstelik çift tırnak ile açılıp çift tırnakla kapanan, noktası olmayan
bir 23 sayfa...
(...)
Tiyatro Oyunevi'nin "Ormanların Hemen Önündeki Gece"yi seçme
nedeni, tabii ki metnin şiirselliği, politik düşüncesinin sağlam olması
ve topluluğun tiyatro anlayışıyla örtüşmesi. Gene de esas neden daha farklı.
Açıklayalım; yeni sezonda Tiyatro Oyunevi İSM 2.KAT' ta oyunlarını oynamaya
başladı yani bir anlamda Beyoğlu'nun doğusunda. Her dinden, her dilden
insanın yaşadığı yer olan Tarlabaşı, Günşiray'a göre Koltes'in monoloğuna
yakın. Ve onlar da tiyatro olarak Tarlabaşı' na biraz "yabancı"...
Bir saat onbeş dakika süren "Ormanların Hemen Önündeki Gece"
aslında tek kişilik bir oyun. Ama yönetmen bunu yedi kişiye bölmeyi uygun
görmüş. "Çünkü" diyor Günşiray, "o duyguları, düşünceleri
ve bu hayatı paylaşan bir kişi değil bir çok kişinin olabileceğini, bunların
aslında tek bir dünyayı paylaştıklarını anlatmak istedik. Herhangi bir
kimliğe girmeksizin kimliğini koruma gayret içinde yaşayan insanların
varolduğu bir dünyada böyle bir bölünmeyi yaparak aslında tekliği çoğaltmak
gibi bir hedefe gitmiş olduk." Bu nedenle seyirci oyunda tam yedi
tane "yabancı" görüyor. Doğulusundan, fahişesine, çingenesine.
Dolayısıyla seyirci önce "yabancılar"ı gözlemlemiş oluyor, arkasından
da kendisinin de bir "yabancı" olup olmadığı sorusunu soruyor.
(...)
|