Bir Avuç Hayvan Mayvan (Gölge Oyunu 2-100 yaş)
Ayşe Selen
Oyundan Fotograflar
Yöneten: Şehsuvar Aktaş, Taner Birsel
Tasvir: Claude Leon
Müzik: Babür Tongur
Oynayanlar: Ayşe Selen, Erdinç Doğan
Işık: İbrahim Aymaz
Prömiyer tarihi: 18.01.1997
Gölge Oyunu Üzerine Birkaç Söz
-----Gölge
oyununun ilk olarak nereden çıkmış olabileceğine ilişkin değişik görüşler ileri
sürülmektedir.Ancak Asya'da çok zengin bir gölge oyunu geleneği bulunduğuna göre,
gölge oyununun Asya'dan Batı'ya yayıldığı görüşü daha güçlüdür.
-----Gölge
oyununun Türkiye'ye nerden geldiği konusunda da çok çeşitli görüşler vardr. Ancak
Türk gölge oyunu giderek kendi gelişim çizgisi içine girmiş, XVII.yüzyılda ise
Karagöz, yani Türk gölge oyunu kesin biçimini almıştır.
-----Karagöz
daha sonraki yüzyıllarda büyük bir gelişme göstermiş, Türklerin en sevilen ve
tutulan gösterisi olmuştur. Bu gelişim çizgisi içinde iki önemli nokta vardır:
Biri Karagöz'ün toplumsal ve siyasal eleştiri, taşlama yönü; öteki ise açık-saçıklığıdır.
-----Karagöz'ün
teknik gereçlerine ve oynatma tekniğine gelince, tasvir denilen görüntülerin hazırlanması
ilk aşamadır. Karagöz görüntüleri kalın derilerden, özellikle deve derisinden
yapılır.Geleneksel teknikte, derinin üstüne kalıp konularak kalemle görüntünün
resmi çizilir, sivri uçlu bir bıçakla bu çizgilerden kesilir, delikler açılır,
kök boyayla boyanır; oynak, eklemli yerler birbirine tel ya da naylon iple bağlanır.
Değneklerin geçecekleri delikler yuvarlak ikinci bir deri parçası dikilerek, kalınca
bir yuva şekline getirilir.
-----Perde'ye
gelince; eskiden boyutlar 2mX2.5m iken,, daha sonra 1,10mX0,80m olmuştur. Bu çerçevenin
içine ayna denilen mermerşahi patiska gerilir. Perdenin arkasında bir raf vardır.
Buraya da perdeyi ve görüntüleri aydınlatan meşale konur. Görüntüler yatay ve
perdeye dik açı yapan 60 cm uzunluğunda çubuklarla oynatılır.
Bir Avuç Hayvan Mayvan Üzerine Birkaç Söz
-----2mx1m
boyutlarında perdede oynatılan, kullanılan kaynaklar, tasvirler gibi teknik konularda
kendi tekniğimizi gelitirdiğimiz 'Bir Avuç Hayvan Mayvan ' ın konusu kısaca şöyle:
-----"Evvel
zaman içinde, kalbur saman içinde bir orman varmış. Bu ormanda bir avuç hayvan
mayvan mutlu bir şekilde yaşıyorlarmış. Ama sabahlardan bir sabah bu ormana Kimayra
adında biri gelmiş, ormanın ortasına bir ateş topu bırakarak, bundan sonra ormanda
kimsenin uyumamasını, uyuyanların altüst olacaklarını söyleyip, gitmiş, Kimayra'nn
söylediklerine kanarak geceleri gözlerini bile kırpmadan Ateş Topu'nun çevresinde
oturan hayvan mayvanlar gel zaman git zaman gündüzleri hiç çalışamaz, üretemez
olmuşlar. Ormanda çiçekler solmuş, akarsular kurumuş. Günlerden bir gün bu ormana
bilge kuş Simurg çıkagelmiş. Bilge Simurg, ormanda yaşayan bir avuç hayvan mayvanın
öyküsünü öğrenince onlara korkularının ne kadar yersiz olduğunu, kendi yarattıkları
korkulara kendilerinin inandıklarını söyleyip, Kimayra'nın hilesini ortaya çıkartmış.
Onların yine eskisi gibi mutlu ve üretken yaşamalarını sağlamış. Onlar ermiş muradına,
biz çıkalım tahtına..."
-----Işığın
sağladığı gölge oyununun çeşitlemelerinin yapıldığı oyunda, öykü anlatma geleneği
ile gölge oyununun anlatım olanaklarının birleştirilmesi amaçlanmıştır. 2-8 yaş
grubundaki çocuklar -ve büyükler- için tasarlanan oyunda yer alan düşsel varlıklar
için de özgün tasvirler yapılmıştır.
Oynandığı Yerler
- Nazım Hikmet Kültür Merkezi, İstanbul
- Sahne Foks, İstanbul
- "Kadıköy Tiyatro Günleri" Kadıköy Halk Eğitim Merkezi, İstanbul
- 13. Çocuk Şenliği, Şehir Tiyatroları, İstanbul
- 3. Uluslararası Eskişehir Çocuk Etkinlikleri (Ekim 97)
- 2. Ankara Tiyatro Festivali (Kasım 97)
Eleştiriler
"İyi bir masal 'masal' değildir."
"...Tiyatro Oyunevi'nin ilk oyunu "Bir Avuç Hayvan Mayvan", nitelikli bir çocuk
tiyatrosu örneği."
"...Geleneksel gölge oyununun anlatım olanaklarıyla öykü anlatma geleneğinin birleştirildiği
oyunda, Claude Leon'un gölge oyunu figürlerinin yan sıra özgün düşsel figürleri
de kapsayan, etkileyici, rengarenk tasvirleri oldukça ilgi çekici... "Bir Avuç
Hayvan Mayvan", çocukları olduğu kadar büyükleri de masalların gizemli dünyasında
bir yolculuğa davet ediyor..."
Sibel Arslan, Radikal