Oyundan Fotograflar
Türkçesi: Güngör Dilmen
Müzik: Turgay Erdener
Yöneten: Mahir Günşiray
Dramaturgi: Çetin Sarıkartal
Sahne Tasarımı: Claude Leon, Selim Birsel
Işık: Yüksel Aymaz
Teknik Sorumlu: Ersin Kızılkaya
Müzik Yönetimi: Boğaçhan Sözmen
Dans Yönetimi: Dikmen Seymen
Oyuncular: Ayşe Lebriz, Ece Eroğlu, Dikmen Seymen, Tümay Nazik, Evren Yazıcı,
Alev Cınbarcı, Ayşe Selen.
Viyolonsel: Banu Akgün
Prömiyer tarihi: 27.02.1998
Düşüncelerimiz
Provalar sırasında, tüm ekibin oyunla ilgili düşünceleri ve aklına takılanlar:
- Bir delikten fışkırmak.
- Saf bir akıldan ya da saf bir arzudan söz edebilir miyiz?
- "Biz" diyebilmek için "onlar"a ihtiyaç var mıdır? Bölücülüğün buradan başladığı
düşünülebilir mi?
- Bir erkeği oynamak için "erkek gibi" oynamak gerekiyorsa, bunun için erkek
olmaya gerek var mıdır?
- "Oynamak" isteyenler belirli bir oyunu oynamak zorundaysalar, bu, onların
oynama isteğini kısıtlar mı?
- Esrimek...Sınıra kadar.
- Bir kadın oynamak için "kadın gibi" oynamak gerekiyorsa, bu, içinizdeki
"kadın"n örtülmesi ve hapsedilmesi demek değil midir?
- Terbiyeli olmak, terbiyesiz olmak?
- Bu kadınları kim durdurabilir?
- Tehlikeli olmak?
- Kadın olarak erkek işaretlerinin egemen olduğu bir dünyada yaşamaktan başka
bir yol var mı?
- Düzene uymayan ancak bir yaratıktır.
- Yönetmen: iktidarı oyunculara veriyorum, otoriteyi ben tutuyorum.
- Arzunun gücü (G1), aklın ve erkek egemen iktidarın gücü (G2)
- Antigone, Kreon'la bağ kurmadan ona karşı durabilir mi?
- Toplumda bedenin bir şekilde disipline edilmesi, normalleştirilmesi, hijyenik
ortamda kapatılması, izole edilmesi. Topluma uyumlu hale getirilme. Oynayarak
bunun karşısında durabilmek.
- Erkek dediğin böyle olunur!
- Hiçbir nedene ya da amaca bağlı olmayan arzu.
- Kirlenme, bulaşma kaçınılmazdır. Temiz bir alan yok.
- O kadın kadın mı?
- Daha kadınsı, daha erotik...
- Böyle bir sistem ortadan kaldırılırsa kadınlar "kadın" mı olacaklar?
- Oyun bulan metinden kurtulur.
- Çıkış yolunun olup olmadığını ete kemiğe büründürmeliyiz.
- Kendi içindeki arzuların gücünden korkan bir karaktere, kendi dışında tehdit
kaynakları gerekmez mi?
- Arzu ne kadar büyükse, bastırmak için kullanılan şiddet de o kadar fazla
olacaktır.
- Bir metin, oyunun, oynama arzusunun nedeni olabilir mi?
- "Normal" yaşamımızda belli etmekten ödümüzün koptuğu bu muazzam arzu gücünü
(G1), sahnenin güvenli ortamında, onu oynayan oyuncunun beden devinimleriyle
patlatmak.
- Zengin olunca, soylu olunca, büyük maceralar, trajediler yaşamak kolaydır,
peki ya bir nöbetçiysen?
- Neden Antigone yapmak istiyorsunuz?
- Bu oyunun içinde kaç tane oyun var?
- Kadın, erkek kodlarıyla yaşamaya zorlanıyor mu?
- Devinme arzusu oyuncuyu ateş gibi yakmalı, devinememe ona büyük acı vermeli.
- Kadınları aşağılarken, onlar tohum ekilecek tarlalar olarak gördüğünü söylerken,
aslında onlara karşı duyduğu amansız bir arzuyu ve bu arzudan duyduğu korkuyu
gizlemediğini kim bilebilir?
- Bu işaret sisteminin, kadın bedeninden yayılan bu arzuyu temsil etmeye yetip
yetmediğini, bu yüzden çelişkilerin sahnede çözülüp çözülemeyeceğini, ancak
trajik bir biçimde başka oyunlara taşınacağını görebilsek.
- -Başın sağolsun babaanneni kaybetmisin. ... -Yok çok iyiyim. Yaşlı bir kadının
ölümünden, genç bir kadının yaşamaya çalışması daha acı.
- Devinme arzusu ya da devinememe acısı, bir volkanın kaynağından besleniyormuşcasına
hep varolmalı.
- Boyun eğmek güç, karşı gelmek daha güç. Özümü tehlikeye atıyorum.
- Sahne alev alev yanan bir yerdir.
- Sarhoşluk korkuları unutturur.
- Oynama arzusu ile yanıp tutuşan kadın oyuncuların bu metni oynaması.
- İçindeki arzunun fırlamasından korktuğu için akıllı olmaya çalışıyor.
- Her tür bireyselliğe önem vermek.
- Paranoyanın olduğu yer. İç ve dış mihraklara karşı birlik çağrısı.
- Bakkhos korolarındaki coşku tehlike sınırındadr.
- Türkiye'de bir kentte. Anadolu'ya ait olan. Ritüel. İrmik helvası mı aşure
mi?
- Sahnede varolmak için oyun kur.
- Yurt-sınır, biz-onlar.
- Bana "yasak!" demeyin olur mu?
- Vücutlarımızdan çıkan ateş.
- Gerçeğe ne kadar yaklaşabiliriz?
- Kendimi tutuyorum, burdan çıkmam lazım, işte çıkıyorum, bu delik!
- Kadın oyunculara ne gerek var? Onların farkı nerede?
- Devletin altında kendimi güçsüz hissetmem devleti bir dev, kendimi de...gibi
görmemden mi kaynaklanıyor? Peki bu durum benden mi kaynaklanıyor, yoksa..?
- Antigone düzensizliğe bir geri çağrı gibidir.
- Geri dönüşü olmayan bir yola gitmek. Neden?
- Sahnede oyuncu oyuncu ile erotik bir ilişki içindedir.
- Herşeyin yoluna gireceğine inanmak istiyorum.
- Kreon'un sonu, "iktidar" sahiplerini ilgilendirir mi acaba?
- Kendisi- Bedeni-İstenci-Küstahlığı-Yalnızlığı.
- Pek çok yasak benim için konuluyor ama ben o yasak olan şeyleri istiyorum.
Ve yapamamak bana acı veriyor. O zaman, o yasakların benim huzurum için konulduğuna
inanabilir miyim?
- "Tutsak beden" ne demektir? Kimin bedeni tutsak edilir? Nasıl ve neden?
- Yoldan çıkarıcı, çelişkili, aynı anda etken ve etkin, suçlu ve masum, bilinçli
ve kör bir varlık olmak.
- İçimdeki kıpır kıpır kadını ve oynama coşkusunu,keşfettim bu oyunda, artık
bu bastırılabilir mi?
- İtaat isteyen güç, güç müdür?
- Bu sistem yıkıldığında yerine ne koyacağını kim biliyor? Ne biliyor?
- Narla birlikte kafamız kabuktan çıkıyor.
- Öylesine büyük ve ertelenmiş arzuları olabilir ki bunları bastırmaktan başka
ne yapılabilir?
- Tasarlanabilen, içinde yaşanılmasına izin verilmiş dünyanın sınırlarını
"ilkellik", "hayvansallık" doğrultusunda aşmak.
- Kadınların mı yoksa erkeklerin mi durumu daha acıklı?
- "Özgürce devinen kadın oyuncu bedenlerine ulaşma"yı yitirmeksizin bu oyunun
anlatısını temsil edebildik mi?
- İnsanın kendi arzularından habersiz diğer bir "cinsin" işaret sistemiyle
yaşadığını anlaması ne acıdır bilir misiniz?
- Ölçülü, dengeli, haddini bilen kadın.
Oynandığı Yerler
- Sahne Foks, İstanbul (1998)
- Yunus Emre Kültür Merkezi, Bakırköy, İstanbul (Nisan 1998)
- Türk- Amerikan Kültür Merkezi, İzmir ( Mayıs 1998 )
- 3. Ankara Tiyatro Festivali (Kasım 1998)
- TOBAV Afife Jale Sahnesi, Ortaköy, İstanbul (12-19 Aralık 1998)
- Robert Koleji, İstanbul (9 Mart 1999)
- Kadıköy Çağdaş Kültür Merkezi, İstanbul (10-14 Mart 1999)
- İstanbul Devlet Tiyatrosu Aziz Nesin Sahnesi (14-16 Mayıs 1999)
Eleştiriler
Cesur Bir Çıkış Antigone
"Sofokles yazdığından beri, Antigone, Kreon'a, iktidardaki güce karşı başkaldırıyor...Öyle
ki bin beş yüz yıllık direnişi ve hak arayışı, edebiyat ve tiyatro yaşadıkça sürecek...Ama
bu yazının başlığı "Cesur bir çıkış", Antigone'nin değil, (onunkini zaten bilmeyen
yok) Tiyatro Oyunevi'nin etkinliğiyle ilgili."..."Vatan haini" ve "Vatansever"
ya da "Kahraman" kavramlarının birbirine iyice karıştığı;"suç" ve "ceza"nın sık
sık yer değiştirdiği ülkemizde ve günümüzde "Antigone"yi oynamak, yerinde bir
seçim."..."Mahir Günşiray"ın en çarpıcı seçimi, tüm rolleri kadın oyunculara oynatması..."..."tüm
önyargılarınızı , varsayımlarınızı bir yana atıp, kendinizi olabildiğince özgür
bırakıp sahneyi izlediğinizde, ortaya neredeyse sizin de katılmak istediğiniz
bir "oyun oynama" tadı çıkıyor."..."...bildiğimiz klasik trajedilerin kadınlar
korosundan çok farklı."..."...eğlence, oynama, coşma ve en çok da dolu dolu yaşama
arzusundan olan, bu arzuları özgür bırakan, kadınlıklarının ve bedenlerinin bilincinde
kadınlar..."
Zeynep Oral Milliyet, 23 mart 1998
Antigone
"Antigone'yi izlemek benim için bir gazetecilik deneyimi oldu."..."Ben eminim
İspanya'da Cumhurbaşkanı Demirel ile beraber olan meslektaşlarım "İspanya'yı yakalamak
gerek" dendiğinde "GSMH'de yetmez, sanatta yakalayabiliyor muyuz" diye sorguladılar.
Aynı sorgulamayı dönüp burada yapmak gerek. Sorgulamayı yapmadığımızda, var olanı
farketmek mümkün olmuyor. "..."Antigone? Sahnelendiği Bomonti'deki Sahne Fox'u
bulmak bir dert, parking sokak! Bir çaba gerektiriyor. Bu küçük çabanın ödülü
büyük!"..."Yapabilecekleri tek şey bizleri şaşırtmak- beni mutlu bir şaşkınlığa
sürükledikleri gibi- onu başarıyorlar. Benim yapabileceğim tek şey bunu size duyurmak..."
Murat Birsel, Yeniyüzyıl